Başlangıç » Nedir » Akut romatizmal ateş (ARA) ve Adaçayı

Akut romatizmal ateş (ARA) ve Adaçayı

Posted by: Ne Nedir 12 Temmuz 2010 Yorum Yaz

Akut romatizmal ateş (ARA) ve Adaçayı Alternatif Tıp
Akut romatizmal ateş (ARA), halk arasında “beta mikrobu” denilen A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu farenjitten veya sebebi yine aynı mikrop olan kızıldan bir kaç hafta sonra ortaya çıkan iltihabi bir hastalıktır. En sık, okul çağındaki çocuklarda görülmektedir. Streptokok enfeksiyonundan sonra yüz kişiden yaklaşık dördünde akut romatizmal ateş (ARA) gelişir. Her farenjitten sonra ARA gelişecek diye bir kural yoktur. Ancak, ARA’nın özellikle kalpde ciddi hasarlar bırakabilme riski nedeniyle, basit gibi görünen boğaz ağrılarında dikkatli olmak gerekir. Diğer organ etkilenmelerinden farklı olarak, kalp iltihabı, kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Kalbin endokard denilen dokusu, kalbin iç yüzünü ve kalp kapakçıklarını örter. Kalp kapakçıklarındaki lezyonlar iyileşirken, kapakçıklarda kalınlaşma, yapışma ve büzüşmeler meydana gelir. Sonuç, kapakçık darlığı ve/veya yetmezliğidir. Romatizmal ateş, kalp kapakçığı hastalıklarının birinci sıradaki nedenidir. Hastalıktan yaklaşık on-onbeş yıl sonra romatizmal kalp hastalığı ortaya çıkabilir. Bu nedenle okul çağındaki çocuklarınızın boğaz ağrılarını veya boğaza bağlı şikâyetlerini ihmal etmeyiniz ve bir hekimin görmesini sağlayınız.
Hamileliğin ilk üç ayı çok önemlidir. Hekiminize danışmadan ilaç ve tanımadığınız bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmayınız. Memleketimizde bitkisel ilaçların yan tesirinin olmadığı genel olarak yaygın bir görüştür. Bu görüş doğru değildir. Bilmediğiniz ve tanımadığınız bitkileri kullanmadan önce mutlaka bu konunun uzmanı olan kişi veya kuruluşlardan bilgi alınız. Türkiye’de bir çok bitkinin yörelere göre farklı farklı isimleri olduğundan çoğu zaman istenilen doğru bitkiyi elde etmek veya bitkinin o bitki olduğundan emin olmak zorlaşmaktadır.
Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak, hamile bayanların hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir. Bu maddelerin adları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Hamile bayanların hekimlerine danışmadan, kendi başlarına ilaç almaları ve yine kendi başlarına bitkisel tedavi yöntemlerini seçmeleri yanlıştır.
Tablo: Adaçayında,  hamile bayanlarda düşük yapma riskini artıran aktif maddeler
Kimyasal maddenin adı
Bulunduğu kısım
Miktar ppm [mg/kg]
alpha-thujone
yapraklarında
200 – 10 172
beta-thujone
yapraklarında
200 – 9 968
oleanolic asit
yapraklarında
140 – 786
thujone
yapraklarında
1 453 -12 636
Aynı şekilde kekik’te bulunan beta-bisabolene ve  biberiye’de debulunan oleanolic asit düşük yapma riskini artıran aktif maddelerdir.
Kaynak: Prof. Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU’nun Web Sitesindeki “Kürler ve Hastalıklar” bölümünden derlenmiştir (Ziyaret Tarihi: 03/06/2010).



2010-07-12

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir