Başlangıç » Nedir » Bakır ve alüminyum kaplarda besinlerin pişirilmesi ya da saklanması sakıncalı mıdır?

Bakır ve alüminyum kaplarda besinlerin pişirilmesi ya da saklanması sakıncalı mıdır?

Posted by: Tuncay Demir 5 Mart 2010 Yorum Yaz

Bakır ve alüminyum kaplarda besinlerin pişirilmesi ya da saklanması sakıncalı mıdır? Beslenme Gıda
Alüminyum ve diğer pek çok metaller temas ettiği besine geçebilir. Bu özellik besinin nötr, alkali veya asit oluşu ile artar yada azalır. Örneğin: sütün alüminyum tencerede kaynatılması sonucu tencerede kararma olması alüminyumun süte geçtiğini gösterir. Aynı şekilde salça alüminyum bir kapta saklanırsa alüminyum salçaya geçer. Genellikle asitli besinlerle temasta bu geçişin daha fazla olduğu bilinmektedir.
Vücuda fazla alüminyum alınması sakıncalıdır. Alüminyumun vücutta birikmesi, nörolojik bozukluklar ve anemiye yol açabilir. Son yıllarda alüminyum birikiminin Alzheimer hastalığının oluşumunda da etken olduğu üzerine tartışmalar yapılmaktadır. Alüminyumun yüzeyi onu koruyan bir oksit tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka herhangi bir ovucu veya kimyasal madde ile çıkartılmadığı sürece alttaki tabakayı önemli ölçüde koruyucu bir etki yapar. Bu nedenle alüminyum kapların telle ovulması doğru değildir. Asit ve alkalilerde oksit tabakayı etkiler. Bu nedenle besinlerin kap içinde bekletilmeleri doğru değildir. Saf bakır çok yumuşaktır.
Bu nedenle diğer metallerle alaşım halinde kullanır. Bakır çok çabuk lekelenir. Uzun süre açıkta bırakılırsa üzerinde siyahımsı yeşil bir renk oluşur. Bu, bakır oksittir. Bu tabaka ovularak giderilebilir. Ancak böyle bir kapta pişirilen yemeğin olumsuz etki yaptığı bilinmektedir. Bakır kaplar bu nedenle kalaylanmaktadır. Gelişigüzel kalaylanan kaplardan yemek içerisine sağlık için zararlı kurşun gibi maddeler karışabilmektedir. Bu nedenle sokaklarda kalaylatılmış veya kalayları yer yer dökülmüş bakır kaplar yemek pişirme ve saklama için uygun değildir.
Kaynak: Dr. Dyt. Meltem Soylu, Uzm. Gıda Müh. Cengiz Kesici, “Gıda, Su ve Beslenme Konusunda Sık Sorulan Sorular (II)”, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ISBN: 978-975-590-243-2; Şubat – 2008.



2010-03-05

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir