Başlangıç » Nedir » Kat otoparkların üzerinde sürüş yapılan ve yapılmayan yüzeylerinde üst yüzey koruması

Kat otoparkların üzerinde sürüş yapılan ve yapılmayan yüzeylerinde üst yüzey koruması

Posted by: Ne Nedir 25 Mart 2010 Yorum Yaz

Kat otoparkların üzerinde sürüş yapılan ve yapılmayan yüzeylerinde üst yüzey koruması Otopark
Tamir görmüş otopark yapılarında betonarme yapı parçalarının açıkta kalan bölümleri için ilave bir üst yüzey korumasından vazgeçilmemelidir. Tamir işlemlerinin hepsi gerçek anlamda kurallara uygun ve uzman kişiler tarafından yapılmış olsa dahi mevcut normların öngördüğü şekilde yeni bir yapının özelliğini asla taşıyamazlar. Kaldı ki yeni bir bina dahi olsa DIN EN 206-1 ve DIN 1045’e göre bir üst yüzey korumasının yapılması gereklidir.
Bir üst yüzey korumasının yerine getirmek zorunda olduğu başlıca görevler aşağıda yer almaktadır:
· Bütün yatay ve rampa eğimlerinde yer alan sürüş ve park yüzeylerinin suya karşı ve suyun içinde çözülmüş halde bulunan tuz çözeltilerine karşı korunması, özellikle çatlakların olduğu bölgelerde,
Sürüş yapılan yüzeylerin sıçrama alanında ve üst yüzey su tahliyesinin akış alanında yer alan tüm üst üste oturtulan yapı parçalarının en az 50 cm’lik ayak yüksekliğine kadar korunması,
Atmosfer etkilerine maruz kalan diğer tüm beton üst yüzeylerinin (duvarlar, sütunlar, tavan altları, korkuluk elemanları)  karbonatlaşmaya karşı korunması.
Çözücü madde içerikli veya akrilat bazlı sular ile fırçalanarak ya da epoksit reçine ile ayak bölgesinin kaplanarak sıçrama suyuna karşı sadece karbonatlaşmaya karşı koruma sağlanan sürüş yapılmayan yapı parçalarının aksine, sürüş yapılan yapı parçalarının üst yüzey koruma sistemlerinden çok daha fazla bir yeterlilik gereksinimi beklenmektedir. Bunlar:
Doğrudan sürüşlere karşı mekanik direnç özelliği,
Eritme tuzu ve mineral yağlarına karşı mukavemet,
Kısman düşük sıcaklıklarda dahi çatlaklara karşı yüksek koruma.
Tüm bu gereksinimlerin yerine getirilebilmesi için bugünkü imkanlar dahilinde suni reçine kaplamaları ön plana çıkmaktadır. Üzerinde doğrudan sürüş yapılan yüzeylerde çok ince bir tabaka halinde uygulanması mümkündür (asgari 2 ile 3 mm). Tamir durumlarda bu çözümün kullanılmasındaki avantaj kaplama yüksekliğinin çok düşük olması ve binanın tümüne önemsiz sayılabilecek derecede az bir yük getirmesidir. Buna ilave olarak kırılgan, şap benzeri koruma kaplamalarına kıyasla sızdırmazlık tabakasının belli bir bölgede hasar görmesi durumunda sızdırmalara karşı daha yüksek koruma sağlamaktadır. Bu nedenle yeni yapılarda da tavsiye edildiği gibi tamir işlemlerinde mümkün oldukça karmaşık olmayan homojen bir tavan yapısı seçilmelidir.
Otoparklarda tamir edilmesi gereken beton üst yüzeyleri için uygun koruma tedbirlerinin karışımını içeren bilgi Tablo 1’de yer almaktadır. Önemine binaen burada üzerinde doğrudan sürüş yapılan bir park yüzeyi kaplamasının 40 yıldan fazla bir süreyle başarılı bir şekilde uygulanan uygulaması ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadır:
Tablo 1: Bireysel yapı parçaları için koruma tedbirleri1)
Yapı Parçası
Koşullar
Koruma sistemi
Bağlayıcı madde
Çatlak önleme gücü (mm)
Statik
Sıcaklığa bağlı
Duvar, Tavan altı, Cephe
İklim koşullarına açık, eritme tuzunun sıçrama alanında2)
OS 4
(OS C)
Polimer çözeltisi,
Karışık polimerizat (çözelti)
Poliüretan
Silan, Siloksan: su iticiliğini sağlamak için
Duvar, Tavan altı, Cephe, üst yüzeye yakın çatlaklar mevcut3)
İklim koşullarına açık, eritme tuzunun sıçrama alanında2), zayıf çatlak önleme gücü
OS 5a
(OS DII)
OS 5b
(OS DI)
OS 9
(OS E)
Polimer çözeltisi,
Polimer / Çimento karışımı
≤ 0,15
≤ 0,05
Ayak bölgesi eritme tuzunun sıçrama veya püskürtme alanında, üst yüzeye yakın çatlak ve/veya ayrılmış çatlaklar mevcut
İklim koşullarına açık, eritme tuzunun sıçrama veya püskürtme alanında, yüksek çatlak koruması
OS 9
(OS E)
Poliüretan
Modifiye epoksit reçine
Polimer çözeltisi
2-K polimetilmetakrilat
≤ 0,3
≤ 0,2
 
± 0,05
Dinamiğe bağlı
Park yüzeyi (üstü kapalı), rampa, üst yüzeye yakın çatlak mevcut
Üzerinde sürüş ve yürüme yapılıyor, eritme tuzuna maruz kalmış
OS 13
Modifiye epoksit reçine
Poliüretan
2-K polimetilmetakrilat
≤ 0,3
≤ 0,2
Park yüzeyi (iklim koşullarına açık), üst yüzeye yakın çatlak ve/veya ayrılmış çatlaklar mevcut
İklim koşullarına açık, eritme tuzunun sıçrama veya püskürtme alanında, Üzerinde sürüş ve yürüme yapılıyor4), dinamik çatlaklara karşı yüksek koruma
OS 11
(OS F)
Poliüretan
Modifiye epoksit reçine
2-K polimetilmetakrilat
≤ 0,3
≤ 0,2
 
± 0,05
Dinamiğe bağlı
1) İnşaat uygulamasında önemli olan kaplama kalınlıklarını uygulamaya yönelik talimatlardan edinebilirsiniz
2) Sıçrama alanında sadece ilgili ibraz ile
3) Ayrılan çatlaklar için ilgili ibraz ile
4) Üzerinde sürüş yapılan açık yüzeylerde sadece OS 11a (OS F) kullanılabilir
Astarlama çözelti maddesi içermeyen, oksitlenmemiş, ince akışkanlığa sahip reaksiyon reçinesi (EP) ile yapılır, bu madde yüzeye dökülür ve eşit bir şekilde dağıtılarak sürülür. Taze astarın üstüne ateş ile kurutulmuş 0,2/0,7 mm tane büyüklüğüne sahip kuvars kumu dökülebilir.
Hatalı yerlerin, gözenek ve boşlukların doldurulması ve pürüzlü yerlerin giderilmesi için macunlama işlemini reaksiyon reçinesi hassas ıspatulası ile uygulayın. Gerekirse mevcut çatlakları aynı şekilde doldurun ya da ıspatula ile daha sonraki çalışma işlemlerinde çatlağın içine yapancı malzeme girmeyecek şekilde kapatın.
Bundan sonra 0,1 ile 0,3 mm büyüklükte kuvars kumu ile doldurulmuş bir epoksit reçine ara tabakası sürülür (gereksinime göre 1,5 ile 3 mm) ve yol tutuşunun yükseltilmesi için üzerine 0,2 ile 0,6 veya 0,7 ile 1,2 mm kalınlığında ateş ile kurutulmuş kuvars kumu saçılır. Çıkış rampalarının olduğu bölgelerde daha kalın aşınma tabakaları monte edilebilir. Bunların üstüne daha sonra krom atıkları veya silisyum karbit gibi sert taneli malzemeler ile serilebilir. Süpürülmüş ve tozu emilmiş üst yüzey bundan sonra sızdırmazlık etkisini, temizleme özelliğini ve görsel etkiyi artırabilmek için daha önce ara tabaka için kullanılan epoksit reçine ile örtülür.
Tüm koruma sisteminin etkinliği için önemli bir ön koşul derz yapıları ve taban su girişlerinin sıkıca birbirine geçmiş olması ve ayrıca duvar ve sütun bağlantıları için işlevsel çözümlerin uygulanmış olmasıdır.
Birçok bina sahibi ve yeni inşaat yapan müteahhit firmalar yer yüzeylerini kaçınılmaz olan çatlak oluşumu nedeniyle OS 11a'ya göre (OS-F) çatlak önleyici bir tabaka ile kaplamak istemektedirler. Bu kaplamayı kullanırken diğer kaplama türlerine göre mekanik direncinin daha düşük olması nedeniyle rampalarda ve park ekte sıklığı düşük olan yüzeylerde kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Sadece 0,3 mm'ye kadar olan çatlaklar önlenebildiğinden olası hasar durumları çoğu zaman doğru tahmin edilememektedir. Uzun süreli, kullanıma uygun bir çözümün bulunabilmesi için bina sahibinin ilgili kaplama türleri ve özellikleri hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Üzerinde sürüş yapılan yer yüzeylerinin üst yüzey kalitesini artırmak için değinilmesi gereken en son konu bu yüzeylerin esnekleştirilmiş, özellikle çok düşük viskoziteye sahip şeffaf epoksit reçineler, silikat eriyiği ve fluoro silikatlar ile emprenye edilmesidir. Bu işlemde en önemli yeri silikat eriyiği ve fluoro silikatlar almaktadır.
Silikat eriyiği ile emprenye işlemi üst yüzeyin sertleşmesini sağlamaz ve üst yüzeye yakın çatlakları da doldurmaz. Buhar difüzyonuna açık olan bu sistem suyun da sınırlı miktarda nüfuz etmesine müsaade eder ve üst yüzeyde osmotik kabarcıkların oluşması nedeniyle daha sonra yapılacak bir kaplamayı imkansız hale getiren tuzların oluşmasına neden olmaktadır. Temizleme olanaklarının iyileştirilmesi sadece şartlı olarak mümkün olmaktadır. Fluoro silikatlar alkaliyi kullanırlar, daha sonra bile su ile reaksiyona girerler ve korozyon oluşturan iyonlar meydana getirerek donatıyı tehlike altına bırakırlar.
Kısa bir süredir pazarda tanınan ve bilinen 17 mPa.s viskoziteye sahip esnek şeffaf epoksit reçineler üst yüzeye 1 ile 3 mm derinliğinde nüfuz ederler. 250 g/m2’lik bir kullanım bile sert madde serpilen yüzeylere göre daha yüksek bir aşınma direnci elde edilmektedir. Bu madde çatlakları doldurur ve iyi bir sızdırmazlık sağlamaktadır (DIN EN 12390-9’e göre 5 bar su basıncı ile yapılan kontrollerde, 3 gün boyuncu su geçirmemiştir). Üst yüzey yırtılma mukavemeti iki katına çıkmaktadır ve daha sonra renkli epoksit reçine kaplamaları ile işlenebilmektedir. Tüm bu olumlu özelliklerinin yanı sıra betonun emprenye işlemi ile optik olarak düzeltilmediği (nem etkisi) ve yüksek ham madde ücretinin renkli serpiştirilmiş bir kaplama ile aynı seviyede olduğunu unutmamak gerekir. Uzun süre koruma sağlayan kaplamalar 40 yıldan fazla bir süredir uygulanmaktadır. Bu deneyimden istifade edilmeli ve bina sahibinin kendi menfaati için sadece garanti süresi boyunca koruma sağlayan çözümlere göre hareket edilmemelidir.
Yer kaplamasını üst üstü oturan yapı parçalarının ayak bölgesine kadar yukarı çekilmesi esnasında (genelde 15 cm yüksekliğe kadar) köşe boşluklarının PC veya PCC harcı ile iyice belirlenmiş bir şekilde yuvarlak hatlarla doldurulmasına dikkat edilmelidir. Bu şekilde sadece çalışma derzinin sızdırmazlığı iyileştirilmiş olmaz ayrıca yatay ve dikey kaplama yüzeylerindeki geçiş bölgesinde hatalı alanların oluşma tehlikesi de engellenmiş olur.
Sürüş yapılan yüzeylerin bordür nedeniyle sınırlandırıldığı bölgelerde sızdırmazlığın sağlanması bir sorun olarak kalmaktadır. Genelde daha sonradan üzerine beton atılan yapı parçaları söz konusu olduğundan üst yüzey koruması çoğunlukla bordür taşı profilinin altından geçmektedir ve bordür taşının bağlantı yatağı sızdırmazlık tabakası içine girmektedir.
Bordür taşlarının ve eşiklerin yer yüzeyindeki sızdırmazlık işlemlerine tabi tutulması da ideal bir çözüm olarak görülmemelidir. Gerçi doğrudan üzerinde sürüş yapılan yerler için kullanılan sızdırmazlık sistemlerinin malzemesi tekerlek lastiklerinin sürtünmesine karşı yeterince dayanıklıdır, fakat jantın sürtünmesi durumunda hasarın oluşması olasıdır ve bu da sık bir tamir işlemi gerektirmektedir.
Bu nedenlerden dolayı tamir işlemleri esnasında bordür taşları mümkün olduğu kadar kapsam dışı bırakılmalıdır. Aynı durum daha sonra park sıraları ve boşlukları arasına yerleştirilmiş yer eşikleri için de geçerlidir. Çoğunlukla üst yüzeydeki suyun akışını engellemektedir ve kötü ışıklandırma durumunda otopark kullanıcısının ayağının takılması riski vardır.
Kaynak: Bayer, Edwin., Tercüme: Ahmet Savaş,“Parkhauser aber richtig – Ein Leitfaden für Bauherren, Architekten und Ingenieure” (Otoparkları Doğru Tasarlamak – İnşaat Şirketleri, Mimarlar Ve Mühendisler İçin Bir Kılavuz), Bau+Technik GmbH, ISBN 3-7640-0467-3, 2006.



2010-03-25

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir