Başlangıç » Nedir » Otoparkların onarılmasında mevcut durum raporunun hazırlanması

Otoparkların onarılmasında mevcut durum raporunun hazırlanması

Posted by: Ne Nedir 25 Mart 2010 Yorum Yaz

Otoparkların onarılmasında mevcut durum raporunun hazırlanması Otopark
Her tamir ve onarım işleminden önce bir hasar ya da durum raporunun hazırlanması gerekmektedir. Bu işlem kural olarak sadece uzman bilirkişi / proje sorumlusu tarafından yapılmalıdır.
Yapının durumu hakkında bir teşhis yapabilmek için titiz bir tespit çalışmasının yapılması gerekir. Tespit çalışması yapı üzerinde detaylı bir denetleme çalışmasının yanı sıra otoparkın geçmişi ve kullanım durumu hakkında da bilgi almayı gerektirir.
İnşaat dosyasının değerlendirilmesi: Mevcut durumun kontrol edilmesi için yapılması gereken ilk işlem, uzman bilirkişi tarafından otoparkın inşaatı için geçerli verilerin toplanmasıdır. Bu veriler teknik şartnameden, statik hesaplamalardan, uygulama kayıtlarından ve inşaat planlarından, inşaat günlüğü veya diğer inşaat dosyalarından elde edilebilir. Bu belgelerin titizlikle incelenmesi durumunda olası hasar sebepleri için ilk bulgular elde edilebilir. Konstrüksiyonda özellikle aşağıdaki noktalar kontrol edilmelidir:
· Yatak ve oturma derzlerinin konumu ve fonksiyonu,
Beton kaplamasının olması gereken teknik özellikleri,
Eğim ve su tahliyesi.
Bunun dışında tüm elde edilebilir tüm malzeme bilgileri, örn. uygunluk ve kalite kontrol deneylerinin sonuçları elde edilmelidir. Ayrıca inşaatın yapıldığı tarihte mevcut olan iklim koşullarının da bilinmesi faydalı olabilir.
Bir otoparkın durumunu etkileyen önemli unsurların arasında kullanım nedeniyle yıpranma ve iklim koşullarıdır. Aşağıdaki şu sorular öncelikle cevaplandırılmak zorundadır:
Yapıya sadece planda öngörülen yükler mi etki ediyor yoksa aşırı yük, zedelenme veya çarpma nedeniyle hasarlar var mı?
Kullanım ve yıpranma durumu hafif, yoğun veya çok yoğun olarak mı sınıflandırılıyor?
Hasarlar temelden kaynaklanan oturmalardan mı kaynaklanıyor?
Düzenli bir temizleme yapılıyor mu, özellikle su tahliye sistemi?
Şimdiye kadar hangi koruma ve onarım önlemleri yapıldı ve hangi malzemeler kullanıldı?
Bu sorulara ilişkin cevaplar mümkün ise binanın ilk denetimi esnasında hazır bulundurulmalıdır.
Hasar durumunun raporlanması: Mevcut durumun tespiti için yapılması gereken ikinci işlem olarak görsel denetimler, yapının denetimi ve kontrolü, laboratuar incelemeleri ve statik ya da konstrüktif denetimler yapılmalıdır.
Başlangıçta bir kontrol listesi yardımıyla yerinde bir inceleme yaparak tespit edilen bulgular yazılı olarak dokümante edilmelidir. Bu bulgular park yüzeylerindeki mekanik aşınma, oluklar, beton kaplamaların çözülmesi (tabaka ve şap dahil), boşluklar, nemli yerler, su birikintileri, korozyon hasarları, su izi olan veya olmayan çatlaklar, hasarlı (sızıntı yapan) oturma derzleri ve yetersiz su tahliyesi (eğim, gider, işlev) hakkında olabilir. Bu başlangıç kontrolünden sonra otopark yüzeyinin mevcut durumu hakkında diğer ne tür işlemlerin yapılması gerektiğine dair tespitler yapılır. Denetim türleri olarak yapı üzerindeki kontroller veya laboratuar incelemeleri uygulanabilir. Tablo 1’de en önemli yapı kontrol işlemleri gösterilmiştir.
Yapı üzerindeki denetimlerin sonucu düzenli bir şekilde dokümante edilmelidir. Daha sonra bu dokümanlar bir kontrol sayfası olarak inşaat kayıtlarına eklenebilir.
Bina üzerinde yapılan incelemelerin yanı sıra çoğu zaman binadan numune parçalar alınarak laboratuarda incelenmesi gerekebilir. Numune alınan parçaların bölgeleri, önemli hasar görüntülerini ve konstrüksiyona özgü yapı parçalarını düzgün gösterecek şekilde seçilmelidir. Numunelerin yapı içindeki konumları, daha sonra durum karşılaştırılması yapabilmek için, unutulmamalıdır.
Numune olarak matkapla parçalar alınır ve gerektiğinde aşağıdaki kontroller uygulanmalıdır:
Basınç mukavemeti,
Birim hacim ağırlığı,
Toplam gözeneklik, porozite,
Çatlak derinliği,
Su emme,
Karbonatlaşma derinliği,
Klorid içeriği.
Tablo 1: Yapı kontrol işlemleri
Kontrol edilen malzeme
Kontrol metodu / Yardımcı araç
Boşluklar var mı, yok mu
Çekiç veya çelik çubukla vurma, çeki zinciri metodu
Basınç mukavemeti
(hasar vermeden)
Geri tepmeli beton çekici
Çatlama genişliği
Çatlak büyüteci, çatlak genişliği ölçme çubuğu
Çatlak genişlik değişmesi
Çatlak işaretleyicisi, komparatör, indüktif mesafe ölçer
Karbonatlaşma derinliği
Taze kırık yüzeylerinde fenol ftalein testi
Klorid izlerinin mevcudiyeti
Gümüş nitratın sıkılması, yapının üzerinden farklı derinliklerden elde edilmiş matkap tozlarında klorid içeriği yoğunluğu belirlenmelidir. Bu bulgudan elde edilen klorid içeriği ile uzman bilirkişi hangi ilave onarım önlemlerinin alınması gerektiğine dair karar vermektedir.
Donatının beton kaplaması
Elektromanyetik ölçüm cihazları
Korozyon aktivitesi
Potansiyel yüzey ölçümü
Donatının paslanma derecesi
Sürgülü kumpas
Hasar durumunun değerlendirilmesi: Onarım çalışmalarında zemin için en az C20/25 oranında bir beton mukavemeti sağlanmalıdır. Beton kaplamasının çok ince ya da yetersiz olması karbonatlaşma ve nem etkileri ile birlikte oluşan tipik beton hasarları için temel nedendir. Otoparklarda içeri taşınan ertime tuzlarının klorid etkisi, çatlak oluşumu ve park yüzeyinde toplanan suyun yetersiz su tahliyesi nedeniyle otoparka özgü hasarlar da meydana gelmektedir. Çoğu zaman bu etkiler eş zamanlı olarak meydana gelmektedir ve bu nedenle ilave bir hasar riski oluşmaktadır.
Özellikle donatıların bulunduğu bölgelerde klorid yoğunluğunun derinliğini tespit etmek amacıyla matkapla numune alınıp analiz etmek için öğütülür veya donatının farklı derinliklerinden alınan matkap tozu araştırılır.
Tablo 2: Mekanik özellikler (Beton zeminden beklenen üst yüzey çekme mukavemeti)
Koruma veya Onarım işlemi:
Bölgesel düzeltme ya da yüzey kaplaması
Üst yüzey çekme mukavemetinin asgari değerleri
[N/mm2]
Orta değer
En küçük değer
Harç ve Beton
1,5
1,0
OS 2(OS B)
0,8
0,5
OS 5 (ince macun olmadan) (OS D)
1,0
0,6
OS 4 (OS C), OS 5 (OS D),
OS 9 (ince macun ile) (OS E)
1,3
0,8
OS 11 (OS F), OS 13
1,5
1,0
Donatı bölgesindeki klorid yoğunluğunun değerlendirilmesi kolay değildir. Normal şartlar altında çimento içeriğine bağlı olarak donatıda %0,4 M’lik bir klorid yoğunluğu zararsızdır. Bu miktar çimento içeriğinde kimyasal ve fiziksel olarak zaten vardır. Bu değer Almanya’da sınır değeri olarak da alınır. Uluslar arası alanda bununla ilgili açıklayıcı bir bilgi yoktur. Uygulamada ekonomik veya stabilite güvenliği nedeniyle betonu yukarda belirtilen sınır değerine kadar klorid etkilerinden arındırmak mümkün değildir. Daha yüksek klorid içeriklerinde uzman bir planlamacıya danışılmalıdır. Ön gerilmeli yapılar klorid etkilerinde mutlaka ayrı olarak değerlendirilmelidir. Geri kalan korozyon riski için, etkili bir su tahliyesi ile birlikte yapılan kaplama işlemi nem etkilerinin önlenmesi için çok önemlidir.
Klorid korozyonu mekanizmasında etkinin alkalik düzeyde mi, yani pasif tabakada mı, yoksa betonun karbonatlaşmış bölümünde mi oluştuğu ayırd edilmelidir. Alkalilik (bazlık) mevcut ise ve su ile oksijen varsa tipik klorid etkisi bölgesel olarak dar alanlarda donatının koruyucu tabakasına saldırır ve delikli aşınma korozyonu şeklinde kendini göstermektedir. Çelik karbonatlaşmış betonda ise, kloridler eşit düzeyde aşınan korozyon sürecini hızlandırmaktadır. Korozyon derecesi bu durumda beton kaplamasının elektrik iletim miktarına ve beton kenar bölgesinden çelik yüzeye ulaşan oksijen miktarına bağlıdır.
DIN 1045-1’e göre normal betondan imal edilmiş klorid etkisi olan yüzeylerde beton kaplamalarından istenen asgari kalınlık 28 mm çapında çubuk kalınlığına kadar 4,0 cm [nominal ölçü 5,5, cm] olmasıdır.
Çatlakların değerlendirilmesi için öncelikle uzman bir planlamacı tarafından tüm çatlakların tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun dışında aşağıdaki konuların da araştırılması gerekir:
Konum, çatlak yönü ve çatlak dağılımı olası nedenler hakkında karakteristik bilgiler verebilir. Betonun içindeki donatının nereden nereye gittiğinin bilinmesi değerlendiremeyi kolaylaştırır.
Çatlakların genişliği, derinliği ve sayısı çatlayan yapı parçalarının ne kadar tehlike arz ettiğini gösterir ve dolum sürecinin seçimini de belirlemektedir.
Çatlak bölgesindeki kirlilikler (özellikle içeri nüfuz etmiş mineral yağlar) sadece dolgu işleminden önce titiz bir temizlik yapılmasını gerektirmez, ayrıca çatlak genişliklerinin görsel değerlendirmesini de zorlaştırır.
Nem durumu ve sıcaklık veya yıpranmaya bağlı çatlak genişlik değişimlerinin büyüklüğü dolum malzemesinin doğru seçilmesi için önemli etmenlerdir.
Olası çatlama hareketlerinin zamansal sürecini ve nedenlerini daha kesin tespit edebilmek için çatlak genişliği ölçümlerinde daima günün saati, yapı parçasının sıcaklığı ve gerekirse güncel kullanım durumu kayıt altına alınmalıdır. Üzerinde sürüş yapılan yüzeylerde, daha sonra çatlaklara karşı bir koruma kaplaması yapılacaksa bile, görünürdeki tüm çatlaklar genişliklerine bakılmaksızın emniyet bakımından doldurulmalıdır.
Bütün sayısal ve kalite içerikli araştırma sonuçlarını değerlendirirken stabilite, kullanım durumu, sağlamlık ve estetik kriterlerden hangisinin etkilendiği tespit edilmelidir. Konstrüksiyon stabilitesinin sorgulandığı durumlarda mutlaka taşıyıcı donatıyı planlayan sorumlunun da değerlendirme sürecine dahil edilmesi gerekir.
Hasar sebebi ve hasar kapsamı: Hasar sebeplerini tespit etmek için binanın yeni inşa edildiği tarihteki olması gereken değerleri ile elde edilen ve ölçülen yapı değerleri ile karşılaştırılmalıdır. Bu karşılaştırma neticesinde hasara neden olan temel sebebin düşük kaliteli malzeme kullanımı mı yoksa planlarda öngörülmeyen aşırı bir kullanım mı ya da her ikisinden kaynaklanan bir durum olup olmadığı görülebilir. Hasar sebebi veya sebeplerinin yazılı ve uzman bir bilirkişi tarafından kayda alınması gerekmektedir.
Eğer tamir ve onarım işleminden sonra dahi yüksek kullanım ve yıpranma nedeniyle etkilerin devam etmesi tespit edilmişse, o zaman onarım planı sadece daha önce olması gereken yapı malzemesi kalitesinin sağlanmasını değil daha yüksek kullanım ve yıpranma etkilerine dayanıklı yeni değerlerin hesaplanması gerekir. Bazı durumlarda ilgili yapı parçalarının güçlendirilmesi söz konusu olabilir.
Hasar kapsamının tespit edilmesi için tüm tamir edilmesi gereken yüzeylerin hasar türüne göre sınıflandırılması ve bireysel kontrollerden geçmesi gerekmektedir. Mevcut durumun tespiti için kısmen bölgede numune bazında gerçekleştirilen kontroller, yapı ile ilgili hasar kapsamının tespiti için tüm yüzeylerde tamamlanmalıdır. Hasar türleri bu çalışma esnasında yapı parçalarına işaretlenir ve aynı zamanda mevcut inşaat planlarının kopyasına ilave edilir. Bu işlemi yaparken hasar görüntülerini kısa bir açıklama ile listeleyin ve planlarda anlaşılır bir sembol yapısı ile gösterin. Bu çalışma ile elde edilen hasar kadastrosu onarım ve bakım için iyi bir yardımcı araçtır.
Kaynak: Bayer, Edwin., Tercüme: Ahmet Savaş,“Parkhauser aber richtig – Ein Leitfaden für Bauherren, Architekten und Ingenieure” (Otoparkları Doğru Tasarlamak – İnşaat Şirketleri, Mimarlar Ve Mühendisler İçin Bir Kılavuz), Bau+Technik GmbH, ISBN 3-7640-0467-3, 2006.



2010-03-25

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir