Başlangıç » Nedir » Kendi içinde farklı özelliklere sahip bir yapı türünün gelişim aşamaları

Kendi içinde farklı özelliklere sahip bir yapı türünün gelişim aşamaları

Posted by: Abdullah DEMİR 14 Mayıs 2010 Yorum Yaz

Kendi içinde farklı özelliklere sahip bir yapı türünün gelişim aşamaları Otopark
1950'li yıllardaki ilk otoparklar: Federal Almanya’nın ilk otoparkı olan Düsseldorf’taki Haniel Otoparkı 400 araçlık kapasiteye sahip ve Mimar Prof. Paul Schneider tarafından planlanıp 1950/1951 yılında inşa edilmiştir.
1950'lerde ilk otopark binaları
1956 yılında Frankfurt’un merkezinde inşa edilen Hauptwache (ana karakol) otoparkı işletme yönetimi ve betonarme açısından revize edildikten sonra günümüzde hizmet vermeye devam etmektedir. 50'li yılların belirgin bir mimari özelliği olarak her iki otopark kültür mirası olarak koruma altına alınmıştır.
Özel durumlara yönelik büyük otoparklar: 1000 araç kapasitesi üzerindeki otoparkların kendine özgü bir tasarım özelliği vardır ve şehir planlaması açısından bulundukları yerlere göre farklı değerlendirilmek durumundadır. Fuar ve kongre sarayları, sanayi tesisleri ve havaalanları daimi park alanlarına ihtiyaç duyarlar ve bu otoparklar teknik altyapının bir parçası olarak değerlendirilir.

Köln/Bonn havaalanında Terminal 2'ye ilave olarak yaklaşık 6000 araç kapasiteli P2 otoparkı inşa edilmiştir. Avrupa’nın en büyük otoparklarından birisi olan bu otopark 310 m x 150 m ölçülere sahip trapez şeklindeki bir temele oturtulmuş, dış yüzeyleri çelik ızgaralar ile donatılarak bir uçak gemisi görüntüsünü vermektedir. Yapı 39 mil. € ‘ya mal olmuş ve her park yeri maliyeti 6.600 € tutmaktadır.
Hamburg’taki Fuhlsbüttel havaalanında inşa edilen otoparkın temel yüzeyi 61 m’lik bir yarıçapa sahiptir. 800 araç kapasitesine sahip olan bu otoparkın 200 metrelik dış cephesi dört katı kapatacak şekilde çelik bir perdeyle kapatılmıştır. Diğer katlarda hiçbir kaplama ve perdeleme yapılmamıştır.

Büyük hacimli otoparkların yapımında görüntüyü farklılaştırmak için temel atımından başlayarak farklı uygulamalar denenmektedir. Bunun için merdiven boşlukları, asansörler, rampa sistemleri veya alçaltılmış tavanlar kullanılmaktadır. Bu türden yapılara örnek olarak Münih’teki 1250 araçlık Simens otoparkı gösterilebilir. Bu otoparkta yollar kademeli bir yüksekliğe sahiptir ve dış görüntü elemanları parmaklık şeklinde hazır betondan imal edilmiş parçalarla tamamlanmıştır. Bir diğer örnek Erlangen’deki Siemens araştırma merkezinin otoparkı gösterilebilir. 2000 araç kapasitesine sahip bu yapı 6 katlı, 7 bölüme ayrılmış ve dikey çelik lameller ile kaplanmıştır ve günümüzde çevresi ağaçlar tarafından kapatılmıştır. Ayrıca çatıda hava şartlarından etkilenmemek için katlanabilir çelik – cam konstrüksiyonu ve güneş enerjisinden yararlanmak için solar sistemi ile donatılmıştır.
Ayırt edici mimari yapılar olarak sistem otoparkları: Basit gibi görünen otopark projelerinin önemli mimarlar tarafından ilgi konusu olacağına dair bir örnek Landau’daki itfaiye alanı önünde inşa edilen ve sadece 278 araç kapasitesine sahip otopark gösterilebilir. 5 kat olarak inşa edilen yapı hazır beton parçaları ile imal edilmiştir ve iki park yolun sahiptir. Kare şeklinde olan binanın içinde yarım rampa formatında yollar vardır. Mimar şekilli beton parçaları ve korkuluk elemanları kullanmış, itfaiye hortumu kulesine benzer açık asansör ve merdiven boşluğu oluşturarak binaya benzersiz bir görüntü vermiştir. Binanın şekli o denli gösterişli ki bulunduğu yer ve mimari yapısı itibariyle o bölgeyi domine etmektedir. Dışarıdan bakıldığında binanın büyüklüğüne rağmen bir otoparktan beklenmeyecek saray benzeri bir yapı ortaya çıkmıştır.

Şehrin dokusuna uyan ve fonksiyonu itibariyle entegre edilebilir otoparklar: Şehrin merkezinde ihtiyaç duyulan otoparkları yer altına indirme denemesi başarısız olduğu takdirde kent içinde optik olarak çevresel görüntüyü bozmayacak otopark çözümleri üretilmelidir.
Reutlingen’de eski şehrin hemen yakınında eski atölyelerin de bulunduğu bölgeye Lederstrasse (deri yolu) otoparkı inşa edilmiştir. 1987'de 389 araç kapasitesi ile yapılan bu otopark çelik iskelet yapısına ve birbirine geçen tavanlara sahiptir. Altı yarı katlı ve desteksiz park yüzeylerine sahip olan bu otoparkta her park alanı maliyeti 10.700 € tutmaktadır.
Yeni bir yapı türü olarak yeraltı açık daire otoparkı: Dairesel bir temele sahip olan otoparklar, merkezi bir rampa sistemine sahiptir ve çok fazla bir yüzeye ihtiyaç duymazlar. Ayrıca daha küçük bir dış duvar yüzeyine sahip oldukları için yapısal avantajları da vardır. Yeni bir yapı türü olan bu dairesel otoparklar yeraltı otoparklarının avantajlarını ve yer üstü otoparklarının işlevsel avantajlarını birleştirmektedir. Bir yivin etrafında dairesel şekilde inşa edilen bu yapılar yer seviyesinin altında bulunmakta ve merkezdeki boşluk bir iç avlu vazifesi görmektedir. Derinde kalan bu avlu kısmı gün ışığından yararlanmayı, doğrudan havalandırma imkânı ve merdiven / asansöre kısa yoldan ulaşabilmeyi sağlamaktadır. Baden Baden’deki “Parkhaus am alten Banhof” (eski otogar yanındaki otopark) bu şekilde inşa edilmiştir ve 556 araçlık bu otopark her bir park yeri için 22,8 m2 yüzey, 94 m3 çevrili alana ihtiyaç duyulmuş, park yeri birim maliyeti yaklaşık 11.800 € tutmuştur. Toplam bina hacmi 52.000 m3 olmasına rağmen yeraltı seviyesinde kaldığı için şehir dokusuna olumsuz etkisi olmamıştır.

Kaynak: Bayer, Edwin., Tercüme: Ahmet Savaş,“Parkhauser aber richtig – Ein Leitfaden für Bauherren, Architekten und Ingenieure” (Otoparkları Doğru Tasarlamak – İnşaat Şirketleri, Mimarlar Ve Mühendisler İçin Bir Kılavuz), Bau+Technik GmbH, ISBN 3-7640-0467-3, 2006.



2010-05-14

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir